Erdoğan, Kanal D ve CNN Türk’te canlı yayına katılarak Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı. Canlı yayında 16 Nisan’da yapılacak referandumdan Avrupa ile yaşadığı krizlere kadar “iddialı” açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Almanya başta olmak üzere AB ülkelerine yönelik konuşmasında “Şu anda gündemimde Almanya’ya gitmek yok. 16 Nisan’dan sonra çok sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Onlar da karşılaşabilir” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ana muhalefet adeta bir yalan makinesi!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir radyo programında sarfettiği “Cumhurbaşkanı ve başbakan arasında anlaşmazlık olursa sistem krizi yaşanır” sözleri hatırlatıldı. Hakan Çelik, Kılıçdaroğlu’nun daha sonra açıklama yaparak, sözlerini düzelttiği söylemesi üzerine Erdoğan, “O açıklamayı tashih de etse kendisini kurtaramaz. Ana muhalefet adeta bir yalan makinesi üretim yapıyor” dedi.

“Saf saf tipler televizyona çıkıyor.”

Anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanına TBMM’yi fesih yetkisi verilmediğini söyleyen Erdoğan, seçim kararının TBMM tarafından alınacağını kaydetti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanının fesih yetkisi yok. Bakın saf tipler var TV’lere çıkıyorlar. Diyorlar ki; ‘Cumhurbaşkanı fesih yetkisiyle güçlendiriliyor.’ Cumhurbaşkanını böyle bir yetkisi yok. Yalan. Eğer ülke bir erken seçime gitme durumundaysa erken seçime gitme kararını parlamento alır. Cumhurbaşkanını erken seçime götürme yetkisi bile yok. Ancak meclisle yapma durumu var. O oranı yakalayamadığı takdirde bunu da sağlayamaz.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na diktatör diyecek kadar özgürlükten yoksun olanların bu tür şeyleri söyleme hakkı yoktur.”

Avrupa ile yaşanan sorunlara dair “Kimsenin Türkiye’deki demokratik hakları belirleme yetkisi yoktur” diyen Erdoğan şöyle devam etti:

“Bütün haklar, özgürlükler, demokratik hakların kullanılmasına karşın Türkiye’nin bakanlarına kendi ülkesine uçuş yasağı koyan ülkelerin böyle bir şeyi konuşmaya hakkı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na diktatör diyecek kadar özgürlükten yoksun olanların bu tür şeyleri söyleme hakkı yoktur. Gerek Almanya, Hollanda, İsviçre, Danimarka bakın neler söylüyorlar. Seçimi atlatalım sonra gelin. Böyle bir saçmalık olur mu ya. Siz seçim öncesi gidip İngiltere’de seçim kampanyası yapabiliyorsunuz.”

Devamında Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’e sitem eden Erdoğan “Hayır” kampanyasına kapıların açıldığını, kendilerinin ise büyük “haksızlara” maruz kaldıklarını anlattı.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier iyi arkadaş olduğumuz halde beni hedef alan bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı yapmasından dolayı kendisine teessüf ediyorum. Keşke yapmamış olsaydı böyle bir açıklamayı. Almanya’daki faşizan baskıları söylüyorsam tanımı içinde söylüyorum. Nazi diyorsam bunu tanımı içinde söylüyorum. Aynı şey Hollanda için de geçerli.”

İktidara geldiği günden bu yana kadınlara yönelik yaptığı cinsiyetçi açıklamalarla, saldırılarla, kadın düşmanlığıyla tanınan Erdoğan “kadın haklarından” bahsetmekten de geri kalmadı. Yine kendine muhalif kim varsa üzerlerine polislerini salıp birçok insanın  yaralanmasına ve ölmesine sebep olan Erdoğan, Hollanda’da polis şiddetine de değindi.

“Hani siz kadın haklarını savunuyordunuz. Bayan bakanımı araba içinde hapsedeceksin. Atlarını itlerini köpeklerini sosyal demokratik haklarını kullanmak üzere bulunan Hollanda vatandaşı Türk kardeşlerimin üzerine salacaksın, Trabzonlu Hüseyin’imi köpeklere ısırtacaksın. Doktorlar 3 ay çalışamazsın diyor. Kandil’deki sözde başı bakıyorsun video konferansla konuşma yapabiliyor. Ben Köln’de böyle bir toplantıda aynı şekilde konuşma rica ettiler, konuşmamızı yasakladılar. Buna evrensel hukukta ne denir açıklasınlar. Teröristi konuşturuyorsun. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na yasak koyuyorsun. Ama benim de diyeceklerim var sana elbette.”

Erdoğan devamında da kendisine yapılan diktatör eleştirilerine de yanıt verdi.

Bunlar kendilerine ait bir düşünce kirliliği içerisinde dolaşıyorlar. Siz bu tür kendi vatandaşınızı bizim de soydaşımız olanları eğer bu şekilde AB üyesi olup, AB kriterlerine göre değil de duygusal veya o baskıcı faşizanlıkla insanların üzerine giderseniz bunlar dünyanın değişik ülkelerinde değişik şekilde algılanacaktır. Oradaki insanlar Hollanda vatandaşı ve çok büyük hizmetleri olmuş insanlar. Ve siz onlara orada zulm ediyorsunuz. Aynı şey Almanya için geçerli. Orada yine terör örgütlerine müsaade ediyorsunuz ama elinde bayrağı ile başka hiçbir teröre yönelik unsur olmayanlara karşı hakkı vermiyorsunuz. O çok övündükleri gazeteleriyle bana diktatör diyorlar. Bana diktatör demeye devam ettikleri sürece bu kavramlarla hitap etmeye devam edeceğim.”

“Bunlar Nazizmin ayak sesleri”

“Alman istihbaratı böyle açıklama yapamaz. Bu açıklama ben söylemedim, sen söyle diyen yönetimin açıklamasıdır. Burada Merkel ‘ben bunu söylemedim, bakanım söyletmedi’ diyemez. Çıksın bunun hesabını sorsun. Senin istihbaratının başındaki zat nasıl böyle bir açıklama yapabilir. Siz hiç Hakan beyin bu şekilde ülkeyi bağlayacak açıklama yaptığını duydunuz mu? İstihbaratçı çağırır kime verecekse mesajını onunla görüşmesini yapar. Ama sen medyaya böyle bir açıklama yapamazsın. Yapılıyorsa bunun arkasında başka bir şey var. Bu Alman yönetiminin nereye oturduğunu gösteriyor. Bunun kararını verebilecek yer Türkiye’dir. Sen ne anlarsın cemaat midir değil midir? Bunlar orada Diyanet’in imamlarını ajan diye topluyorlar. Gamalı haç işaretlerini camilere yapanlar kimler? Almanya’da, Hollanda’da, Avusturya’da yaptılar bunları. Bunlar Nazizmin ayak sesleri.”

“Rusya ve ABD’nin YPG’ye gösterdiği ilgi bizi üzmekte”

“Peşinatçı olmayalım ama Suriye ile ilgili verilecek karar varsa bunu şu anda Suriye’deki gelişen tablolar üzerinde değerlendiriyoruz. Rusya ve ABD’nin YPG terör örgütüne gösterdiği ilgi bizi üzmektedir. PYD, PKK’ya gösterdikleri ilgi bizi üzmektedir. Kendilerine söylediğim için açıkça söylüyorum. Bunların bu arazilerden uzaklaştırılması lazım. Temizlenmedikçe bizim görevimiz Suriye’de bitmiyor. Onları rejim davet etmiş. Her davete icabet edilmez. Dünya siyasetinde böyle bir şey yok. Suriye davet etmiş gideceğiz, yok böyle bir şey.”

Facebook

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınızı buraya yazınız