Ulaş’a… – Kemal Bozkurt (Sendika40.org)

Devrimcilerin yolları ayrılsa da yürüdükleri sürece birdir. 2000’lerin başında tanıdığımda bir partiden bir başka partiye kuruluş yolundaydık Ulaş Bayraktaroğlu ile; ki bir kuşağın gençliği devrimciliği yeniden ve yeniden kurmakla geçmişti. Kurmak; ki dünyanın en zor işlerindendi. Herkes özgür olsun diye kurulan yollar dönemi… Nihayet herkes biliyordu; ne kadar çok umudunuz varsa o kadar çok kurarsınız. Kuşların her sene yuvasını yeniden kurduğu gibi yeni yaşam için kurulan yollar… İnsanlığın evleriydi bu yollar.

Kurmak için derdinizin olması gerekir. Anlaşamadıklarınızla uğraşmak yerine karanlığa bir mum yakmak gibi kuruyorduk işte. Ulaş’tan en son Gezi Direnişi’nde herkes gibi haberim oldu. O yine ve yeni bir yaşamı kuruyordu hâlâ. Ve kimse zannetmesin Gezi geçti gitti. Her büyük aşk mutlaka bir defa daha buluşur ve dener çünkü. O kurmaya devam ediyormuş hâlâ, sadece kendi ülkesi değil Ortadoğu’nun özgürlüğünü de kurmaya gitmiş Rakka’ya. Ve şimdi kötü haberi gelse de o kurmuş biri olarak gidiyor bu hayattan. Nihayet ölüm kaçınılmaz ama nasıl öleceğiniz ise size kalmış. Yaşamınız her şeye rağmen yaptığınız tercihlerinizdir çünkü…

Bilmiyordum evlendiğini ve bir çocuğu olduğunu. Öğrenince aklıma Che Guevera düştü. Yaşadığım ülke, uzaktaki Che Guevera’yı sevenler ülkesidir biraz da ve yakınında olanları bilmez, çoğunlukla bilmek istemez. Uzaktakini sevmek hayatınıza o kadar da dokunmaz çünkü. Şimdi Ulaş’ı ve Che Guvera ile bir anacağım, onun kendi çocuğunu tüm çocukları sever gibi sevdiğini anlayarak, tüm çocuklar için savaştığını bilerek.

Ulaş, sadece kendi ülkesinin değil Che Guevera ile birlikte Küba, Arjantin, Filistin, Afrika ile de yollarını birleştirdi.

Çoğu insanın kendi çocuğu olduğunda nasıl da bencilleştiğini hepimiz biliyoruz. Ama esaslı bir devrimci içinse “bencillik” tüm çocuklar içindir. Kendi çocuğu için istediğini tüm çocuklar için istemek…

Ulaş bir dünya bıraktı bize tıpkı çocuğunu adını da Dünya koyduğu gibi…

Yaşamın tüm sırrına erdiği haberini kayınpederi olan Engin Bodur’un paylaşımından öğrendim, o da Ulaş’tan önce ve yine bir parti kuruluşunda tanıdığım bir devrimci. Kurucular, ayrı partilerde olsa da yolları birdir işte. Anladım; öyle birleşmişler yeni bir Dünya’yı kurarken…

Heyecanı ve umudu sadece yaşa göre değil inanç ve direncin sürekliliğine göre olduğunu anlatan bir devrimci Ulaş. Evlenince hayallerini bırakan değil, hayallerine daha da sıkı sarılan bir gerilla Ulaş.

Ulaş bir Dünya bıraktı bize, biz de bir Evren bırakacağız çocuklarımıza.

Nasılsa öleceğiz, ama nasıl olursa olsun yaşamayacağız, onursuz yaşamayacağız.

Facebook

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınızı buraya yazınız