“Mavi” Huydur Bizde! – Mitka Babai

1262

“MAVİ” HUYDUR BİZDE!..

Adımız miskindir bizim

Düşmanımız kindir bizim

Biz kimseye kin tutmayız

Kamu alem birdir bize

Kamu alem birdir bize

 

(Mehmet Ali yoldaşın cephede bir moral gecesi okuduğu şiirdir. Bunun şarkı halini de MFÖ’den dinlerdik…)

 

Mavi’yi  anlatmak yetmez onu yaşamak gerekir. Mavi yaşayıp mavi ölenler geçti soframızdan. Hepsi de sahici ve gerçektiler.

“20’li yaşlardaysan ve Rojava’daysan hayat gerçekten çok hızlı” derdi, Rojava’nın koca kafalı, pembe yanaklı hırçın dalgası -Cedric’i-

Aldığı nefesi vermeye dahi mecali kalmamışlara “bir adım daha nasıl önde olunuru” hep anlatıyordu.

Anlatıyordu sıcacık gözleri, gülüşü, tombik işçi elleri… Soğuk yüzlüleri bir bir sıcaklığıyla kuşatıyordu. Savaşın en insanlık dışı boyutlarında bile militarizmin söküp atamadığı bir mavilikti bu. Namlusunu hep sıcak tutan bir mavilik.

Gariptir onun hiç ‘kardeşi’, ‘kankası’ yoktu. Kastlar dünyasındansa sahici bir mutluluğu tercih ederdi. Katı değer yasalarına kaptıracak yoldaşı yoktu onun. Ondandır; onunla sadece 3 dakika vakit geçirmiş olana bıraktığı iz…

Anlamlandıramadığını reddedebilen bir iradenin hikayesidir bu!

Dükkan savaşı mı? Kan davası mı? Yakınından bile geçmez!

Derya deniz bir özgürlük tutkusu, Heval Atakanlar’ın yoluyla kesişmişti. El yordamıyla değil Seyit Rızalar’ın soluğuyla yönlerini tayin ettikleri bir dönemdi.

Kimilerinin Rojava Devrimi’ni köklerinden ayrı yorumladıkları, bir güden aradıkları dönemlerdi.

Açlık, savaş ve hastalıklarla hanelerinden bir bir ayrıldıkları, adeta kavimlerin kalkıp göç eyledikleri coğrafya değiştirdikleri, bir dönemdi.

Memleketin topyekün Madımak, topyekün yangın yeri olduğu bir dönemdi.

Ajitasyonlarımızın altında eridiğimiz bir dönemdi.

Ne senle, ne de sensiz biz bir ömür böyle gideriz diyenlere net yanıt: Silahlı mücadele!!!  Yola devam… Hiç durmadan diyenlerin fokurdadığı bir dönemdi…

Tıpkı aynı fokurdama dönemlerinde kafalarda bir şimşek etkisi yaratan şehit Ulaş Adalı (Gökhan Taşyakan) gibi…Kriz dönemine denk düşen şehadetiyle Gökhan Taşyakan o dönemden çıkışın parolası olmuştur. Hakikat tohumlarının serpildiği bugünlerde “eşkiya dünyaya hükümdar olmaz” ya…

Parolamız: Mavi yaşayıp mavi ölmektir. Mavi sonsuz bir sırdır. Bu sırra eren derviş erdiğini hiç demezmiş.Temaşa ile değil aşk ile aşk için…

Bu aşkı bir kurum kabının dışına taşıran Türk ve Kürt halklarının yüreğini dağlayan Mehmet ALİ parolamızdır.

Pülümür boylarında bir Çerkes evladı…

Zamanın fısıldadıkları var. Tek hedefe bir çok yoldan erişebileceğini söyleyen usta, hedef kaybolduğunda yolların da pek bir öneminin kalmayacağını söylüyor. Gariban Çerkes halkının küçük yaşta rençberliğini yapan, Rojava devrimi’ni Pülümür’e yoldaşlarıyla beraber taşıyan her daim “dün bitti yarın geç, hemen şimdi” diye hareket eden Komünist Savaşçı Karadeniz’in kasırgası Mehmet Ali ölümsüzdür.

MİTKA BABAİ

Facebook

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınızı buraya yazınız