Açtıkları Yolda Yürüyecek, Savaşacağız: BİZ KAZANACAĞIZ! – DKP/Birlik

387

Yaşamak, geçmişi hatırlamak, bugünü eylemek ve geleceğe temas etmektir. Temas edilen yerde izler bırakmaktır. Tarih; hatıranın ve eylemin, geleceğe temas ettiği noktada inşa olur. Öznenin tarihle kurduğu aidiyet ilişkisi de bu temelde şekillenir. Bu yüzden devrimcilik, bir çok şeyin yanı sıra, bir tarih yapma edimidir. Devrimci yaşar, hatırlar, eyler, temas eder; zaman bükülür, mekan yıkılır. Böylece devrimci, nostaljik bir öğe olmaktan kurtulur, kendinden sonrasına bir öz bırakır. Can verir, ruh olur. DKP/Birlik’in ruhsal birliğini ve gücünü oluşturan; hatırlayan, eyleyen, temas eden, can veren ölümsüzlerinin, bıraktığı bu özdür.

Ölümsüzleri sayesindedir ki, Bostancı, Gîre Sipi, Silouk, Menbic, Rakka, Dar Azza, Haftanin, Garé, Serekaniye-Tıl Tamr, Dersim ve tüm metropoller, Komünarlar’ın bıraktığı izlerle doludur. Onlar, tarihin çağrısına kulak vermiş, ilk taşı atan savaşçıdan bugüne, ezilenlerin bütün kavga deneyimlerini sırtlamışlardır. Dar bir geçmişin, herhangi bir siyasi statükonun nesnesi değildirler. Onlar, tarih yapmak üzere can veren, can alan bir partinin, özünü yaratan öznelerdir. Öyle ki bu temelde, komünü bayraklarına nakşetmiş, özgürlüğün gücü ile harmanlayarak kolektif bir eylem icra etmişlerdir. Tek tabuları devrim, hakikatleri komün, güçleri de özgürlüktür!

Bu yüzdendir ki Komünarların özü kavgadır, savaştır. Bu yüzdendir ki Komünarlar, dar geçitlerin, karanlık yolların, fırtınalı havaların keşif koludur. Bu yüzdendir ki Komünarlar’ın yelkenlerinde indirme halatı yoktur, yelkenler hep fora olmuştur! Bu yüzdendir ki Komünarlar, yenilse de yenilmezler! Bu yüzdendir ki Komünarlar, Yılmazkaya’dan bu yana, hep “ya bir yol açmalı, ya bir yol bulmalı” diye devam etmiştir savaşına. Bu yüzdendir ki, onların amacı, her daim yeni bir mecra açmak, kurak topraklara can suyu olmaktır. Bu yüzdendir ki, ayakkabılarının bağcıkları sıkıca bağlı, bu gökyüzü bizim diyen, hiçbir yerdeyken her yerde olan ateş kuşlarıdır onlar.

Bugün 9 Mayıs. Bugün, devrimci komünist önder Ulaş Bayraktaroğlu’nun; Mehmet yoldaşın, Rakka cephesinin en ön saflarında ölümsüzlüğe yürüdüğü gün. Bugün Mehmet yoldaşın nezdinde, tüm ölümsüzlerimizi andığımız, her birinin ismini, bir kavga andı misali tekrardan ve tekrardan saflarımızda yükselttiğimiz gün.

Ancak günler ağır; kurşun gibi ağır. Bir yanda yılgınlığın, diğer yanda direnişin; bir yanda teslimiyet çığlıklarının, diğer yanda zafer zılgıtlarının birbirleriyle çarpıştığı günlerden geçiyoruz. Faşist ve sömürgeci devletin, Kürtlere, kadınlara, LGBTİ+lara, işçilere, gençlere, her alanda pervasızca saldırdığı günlerden geçiyoruz. Sokaklarda direnenlerin, dağlarda gerillanın, bu saldırılara karşı saldırıya geçtiği, faşizmin bacaklarını titrettiği günlerden… İki dünya çarpışıyor, savaşıyor. Saflar her geçen gün daha da netleşiyor. Ve hayat bizlere, ölümsüzlerimizin açtığı yoldan; silahlı, öncü, devrimci savaş yolundan; komünün hakikatini özgürlüğün gücü ile buluşturan devrim yolundan, başka bir yol olmadığını; devrimciliğin başka bir şekilde mümkün olmadığını; bu yolun bir adım gerisine düşmenin dahi, düzen solculuğundan, demokratlıktan başka bir şey olmadığını, her gün tekrardan ve tekrardan gösteriyor.

Kazanacağız, şüphemiz yok. Ancak kazanacaksak, ölümsüzlerimizin açtığı yoldan yürüyerek, savaşarak kazanacağız! Onlar yüreklerimizde ve kavgamızda bir iz bıraktılar, yol açtılar, yarına işaret ettiler. Ölümsüzlerimizi anmak, yaşatmak, onların kavgasını devam ettirmek onurdur! Her komünar, bu onuru bir görev bilmek, tarihsel bir sorumluluk olarak sırtlamakla yükümlüdür! İşaret ettikleri yarına yürümek, hayalini kurdukları özgür dünyayı inşa etmek ise boynumuzun borcudur!

Zafer, tüm kahraman yoldaşlarımıza ve ölümsüzlerimize onur sözümüzdür!

BİZ KAZANACAĞIZ!

DKP/Birlik