Mayıs Şehitlerinin İzinde, Birleşik Devrim Mücadelesini Yükselteceğiz! – DKP/Birlik

227

Türkiye ve Kürdistan devrim mücadelesinde Mayıs ayı, birçok önder ve öncü kadronun ölümsüzleşmesinden dolayı şehitler ayı olarak kabul edilir. 1971 yılı 31 Mayıs’ında Türkiye’nin ilk kır gerillaları Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alpaslan Özdoğan Malatya’da NATO üssüne eylem hazırlığı sırasında, Türk faşist jandarma birliklerince katledilirler. Bir yıl sonra, 6 Mayıs ‘72’de, faşist devlet ‘71 devrimci çıkışını boğmak için THKO’nun önder kadroları Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i idam eder. 18 Mayıs 1973 yılında Diyarbakır zindanında faşist Türk devleti TKP/ML’nin kurucu önderi İbrahim Kaypakkaya’yı aylar süren işkencelerle katleder. Yine bir 18 Mayıs’ta, 1977 yılında PKK öncü kadrolarından enternasyonalist devrimci Haki Karer, Antep’te bir provakasyon sonucu katledilir. 1982 yılında, faşizmin karanlığının en koyu, zulmün buz kestiği Diyarbakır zindanlarındaki katliam boyutlarındaki işkencelere karşı Dörtler, 18 Mayıs’ta, kendilerini ateş topuna dönüştürerek faşizmin üzerine yürür ve şehit düşerler. ‘71 devrimci çıkışını güncelleyerek yeniden tarihten çağıran hamlenin adı olan Komünar çıkışımızın mimarlarından Ulaş Bayraktaroğlu, 9 Mayıs 2017’de DAİŞ’e karşı Rojava devrimini savunurken ölümsüzleşir.

İbrahim Kaypakkaya, direniş ve mücadele çıtasını hep yükseğe koymuştur. Buna aylar süren işkencelerde Diyarbakır zindanları tanıktır. Baş eğmeyen, ser verip sır vermeyen bir devrimcidir. Ama bundan ötesi vardır. O ateşten bir inanç kümesidir; kitle önderidir, halka ve devrime sınırsız bir güvendir, çelikten bir iradedir. Türkiye egemenlerinin İbrahim’de yok etmek, imha etmek istedikleri Türkiye ve Kürdistan devriminin birleşik mücadelesi ve geleceğidir. Fakat bu topraklar çelik misali suyu almıştır ve aldığı bu suyu unutmayacaktır.

İbrahim Kaypakkaya, kendisini komünist topluma, onun mücadelesine, tahayyülüne, yıkıcı aklına ve eylemine adamıştır. O, ateşten gömleği giyerek dönemin solunun en geri yanlarına savaş açmış; Kemalizmle, şovenizmle barışık genel sol bilincin tüm kirli yanlarına saldırmıştır. Bu anlamda, genel siyasal bilinçte, tartışılmaz olan Kemalizm ikonunu yıkmıştır. Tabu olan, konuşulmayan Kürt realitesini gündemleştirmiş, ulusların kendi kaderini tayin hakkına net bir şekilde işaret etmiştir. Onun teorik siyasal duruşundaki özgünlük; keskin Kemalizm eleştirisi ve bunun devamı olarak Kürt ulusal sorununa yaklaşımdaki netliğidir.

Tarihsel toplumsal belleğin bilinç altına attığı Türk egemen sınıflarının Ermeni soykırımı suçunu yüksek sesle ifade etmiş, bu anlamda azınlık hakları sorununu ortaya koymuştur. Bu kavgasıyla temiz ve parlak bir enternasyonalist bilincin tohumlarını bu topraklara ekmiştir.

Bugün ‘71 kopuşunun mimarlarından olan İbrahim Kaypakkaya, Kürt ulusal özgürlük mücadelesinin enternasyonalist öncü kadrosu Haki Karer ve 12 Eylül karanlığına zindanlarda boyun eğmemek için bedenlerini ateş topu yapan Dörtler şahsında, Mayıs şehitlerini anıyor ve onların yolunda kararlılıkla yürüyeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.

Türkiye burjuvazisi, bugüne kadar Türkiye’de, Kürdistan’da on binlere varan devrimciyi katletti, ama devrim mücadelesini durdurmak bir yana Kürdistan’da milyonları saran ateşi harladı, Türkiye tarafında devrim ateşinin kıvılcımlarını yok edemedi.

Bu bilinç ile AKP-MHP faşizminin halklara dayattığı teslimiyete ve savaşa karşı, bu mirasın yılmaz savunucuları ve sahipleri olarak zorlu bir kavganın içerisinde ilerleyecek, birleşik devrim mücadelesini büyüterek faşizmi yeneceğiz!

İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür!

Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür!

Şehit Namirin!

Yaşasın Birleşik Devrim Mücadelemiz!