Ulaş Alankuş (Taylan Cevahir) Yoldaş Ölümsüzdür! | Komün Gücü

356

HBDH ve MLKP gerillası Ulaş Alankuş (Taylan Cevahir) yoldaş, 5 Ağustos günü, Ağrı’da, TC’nin işgalci güçleri ile girdiği çatışmada ölümsüzlüğe yürüdü. Ulaş yoldaş bir Suruç gazisiydi. Haziran’dan Suruç’a, Suruç’tan zindanlara, Ankara sokaklarına, oradan devrimci savaş alanlarına uzanan direniş ve adanmış dolu bir yaşam öyküsünün devrimci öznesiydi. Ulaş yoldaş, Suruç’ta, hemen yanı başında ölümsüzlüğe uğurladığı yoldaşlarının anısını sırt çantasına koymuş, faşizme karşı olan kinini ve öfkesini o hatıralarla bileylemiş, silahının namlusunu o kin ve öfke ile doldurmuştu. Teslim olmadı; sömürgeci ve faşist TC’nin işgalci askerleri kuşattığında etrafını, asıldı o namlusu intikam ile dolu olan silahının tetiğine: Ölü mü denir şimdi O’na?!

MLKP’li yoldaşlarımızın yayımladığı sicil videosu bize her şeyi açıklıyor: Ulaş yoldaş; eğer bugün bu coğrafyada devrim ve devrimcilik mümkünse, bunun askeri-siyasal bir mücadeleyle; elde silah, adanmış bir kararlılıkla mümkün olabileceğinin bilincindeydi. Bu coğrafyada devrimin, Kürt halkı ile omuz omuza yürüyen bir “birleşik devrim” ile eş anlamlı olduğunu biliyordu. Bu yüzden gelmişti Rojava’ya; Rojava’yı savunurken aynı zamanda kendi devrimciliğini inşa etmek ve onun da dediği gibi “topyekun bir savaşa” hazır olabilmek için. Bu yüzden Kürdistan dağlarındaydı; “birleşik devrim” bayrağını bir kez daha göndere çekmek için. Ulaş yoldaş, “Türkiye Devrimci Hareketi’nin ölümsüzlerine layık olacağım” diyor videoda: O, görevini ve sorumluluğunu yerine getirdi, onun şahsında tüm ölümsüzlerimize layık olma sırası artık biz geride kalanlarındır!

Hiç kuşkusuz, Ulaş yoldaş, Haziran Ayaklanması’nın barikatlarından Rojava mevzilerine, elde silah devrimcileşen yeni devrimci kuşağın öncülerindendir. Teslimiyetin, yılgınlığın, ihanetin ve işbirlikçiliğin revaçta olduğu bugünlerde, bu coğrafyada devrimcilikte ısrar edenlere tekrardan umut olmuştur. Eşitsiz bir savaşta, hiç sakınmaksızın, tıpkı kendisinden önce ölümsüzlüğe yürüyen yoldaşları gibi, kendi ardındaki yoldaşlarına bir liman göstermiştir uzaklarda. Ulaş yoldaş, hiç kuşkusuz, ilelebet, Türkiye ve Kürdistan halklarının bilincinde yaşayacaktır. Tıpkı kendisinden önce yürüyenler gibi, bir kuşağın özgürlük düşüne ilham kaynağı olacaktır. Bugün bu coğrafyada devrimcilik yapma iddiasında olan herhangi bir kurum veya birey, Ulaş yoldaşın Ağrı dağlarında tekrardan göndere çektiği o bayrağı omuzlamak; Ulaş’ın sesini tüm kent meydanlarına taşımak ile yükümlüdür!

Ulaş yoldaş, sicil videosunda, sözlerini intikam yemini ederek bitirmiş. Biz de sözlerimizi onun devrimci savaş alanlarına gelmeden önce sarf ettiği sözler ile bitiriyoruz: Biz devrimciler doğduğumuz gün elimizdeki el bombasının pimini çekmişiz, hepimiz bir mandalı tutarak devam etmişiz yaşama.” Gözün arkada kalmasın yoldaş, mandal elimizde, birleşik devrim bayrağı omuzlarımızda!